Tatildenince akla otomatik olan gelen bir yer Bahamalar. Her yıl milyonlarca turist ağırlıyor. Misafilerinin büyük çoğunluğunu Amerikalıların oluşturduğu Bahamalar eşsiz denizi ve kumsallarıyla dünyanın en önde gelen tatil noktalarından birisidir. Tarihi dokusu, kültürel ve doğal güzellikleri ile Bahamalar, Antalya Seyahat Rehberi ve Gezi Tüyoları. Osman Kurt. -. 1 Haziran 2021. 26276. 7. Türkiye ‘nin güneyinde Akdeniz kıyısında yer alan Antalya, her sene yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrar. Bu anlamda da Türk turizminin en önemli şehirlerinden biridir. 630 km’yi bulan kıyılarının uzunluğu ile Türkiye’nin RizeDoğa Yürüyüşü: Ayder Yaylası. Ayder Yaylası. Rize’de doğa yürüyüşü denince akla ilk gelen bölge Ayder Yaylası’dır. Dünyaca ünlü eşsiz manzaralara ev sahipliği yapan bu bölgenin haricinde, dağ ve doğa yürüyüşleri için uygun bir diğer noktada Hopa – Rize arası yürüyüş parkurlarıdır. Edirne'nin Keşan ilçesinin Saros Körfezi kıyısında bulunan Gökçetepe Tabiat Parkı’na gelenler çam ağaçları içinde çadır, karavan ve bungalov evleri ile tatil yapmak isteyenlerin tercihi oluyor. Yunanistan ve Bulgaristan’a yakınlığıyla bölgenin turizmde cazibe merkezi olarak gösterilen tabiat parkı, İstanbul'a da Farklı Ülkelere Göre, Türkiye Denince Akla İlk Gelenler - Haberler HABERLER.COM. Haberler.com: Türkiye'nin en kapsamlı haber sitesi. Son dakika haberleri ve en güncel haberler Haberler.com'da. 300,00 ve Üzeri Alışverişlerde Kargo Ücretsiz! EN qyYgTz. Doğa yürüyüşleri için gerekli malzemeler Her faaliyetin, her sporun kendine göre malzemeleri vardır. Bu malzemeleri mevsim ve bölge gözetmeden olmazsa olmazlar, mevsim ve yere göre de gerekecek malzemeler olarak ayırarak kullanırız. Malzeme seçiminde dikkate alınması gereken en önemli husus; malzemelerin maksada uygunlukları, çok amaçlılıkları, sağlamlıkları ve hafifliklerinin göz önünde bulundurulmasıdır. Malzemelerde doğru olanı kullanmak kadar akılcı olarak da seçim yapmak gerekir. Trekkingde öncelikli malzeme giyimdir. Bunun nedeni yürüyüşte en önemli şeyin vücut sağlığı olduğudur. Vücut sağlığını bozmayacak rahatlıkta ve ferahlıkta giyim malzemeleri gereklidir. Trekking de konaklama, yani kampta yapabileceğimiz için kamp malzemeleri de gerekmektedir. Açıklamasını yaptığımız tüm kamp malzemeleri kampçılığın temel ABC malzemeleridir. Standart malzemeler olarak ele aldık ancak konfor isteğinize ve şartlarınıza göre çeşitlendirmek sizin elinizde. Kitabın sonunda tam liste verdik faydalı olacaktır. Şimdi önem sırasına göre malzemelerimizi tanıyalım. Standart Olmazsa Olmaz Malzemeler * Aşağıda listesi bulunan malzemeler olmadan doğada yürüyüşe çıkmayın ve bu malzemeleri kullanmakta ustalaşın. kullanmakta ustalaşın. Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan yürüyüş botu mevsime göre bot seçilmelidir. Malzeme Listesi – Bot – Bot Fırçası – Tozluk – Su Şişesi – Pusula – Şapka – Düdük – Sırt Çantası *Yazlık Bot ;Yazlık botun çok iyi havalandırma sağlaması, bileği koruması ama hafif ve yumuşak olması gerekir. Gore-Tex botlar yazın uygun değildir, botun tozdan ve kirden özel membranı zarar görür. Güneşin zararlı ışınları da Gore-Tex astar için zararlıdır. En iyi yazlık trekking botları cordura kumaş ve süet deri olarak üretilenlerdir. Kışın yapılacak yürüyüşlerde kullanılacak botların da suya dayanıklı, tabanları sağlam ve dişli olması tercih edilmelidir. Gore-Tex botlar tercih edilmelidir. Pahalı bulanlar deri botlarını Waxlayarak su geçirmez hale getirebilirler. *Kışlık Bot ;Kar yürüşleri için kalın deri botlar tercih edilir kar olmayan havalarda ise su geçirmez bot idealdir. Gore-Tex botlar tercih edilebilir. Her türlü bot ile yürüyüş yapamazsınız. Yürüyüş botlarının en belirgin özelliği arka tarafları alçaktır bu yürüyüşü kolaylaştırır. yürüyüş botlarında taban çok önemlidir. Eğer botunuzun tabanı rahat değil ise ilaveten silikon taban edinebilirsiniz. *Bot Fırçası ; küçük 10cm boyunda plastik fırçadır. Yürüyüş sonrası bulduğumuz bir suda botlarımızı temizleriz. *Tozluk Tozluklar kı yürüyüşlerinde çok önemlidir, botun üst kısmından başlardize kadar uzanır botun yukarıdan su almasını önler, yürüyüş pantalonunun çalılardan yırtılmasını önler. ve paçalarınız kirlenmediği için rahat bir dönüş yolculuğu yaşarsınız. *Su şişesi veya matarası alüminyum olmalı Yanınızda taşıdığınız su bitebilir, temiz bir su kaynağı bulduğunuzda sağlam bir su kabına ihtiyacınız olacaktır. Her zaman bir matara sahibi olmak pet şişe ile su götürmekten daha iyidir. Pet şişenin kendini çöp gibi göstermek ve attırmak özelliği bilinen bir gerçektir. Size tavsiyemiz plâstik veya alüminyum askeri mataraları kullanmayın. Boş halde bile ağır olurlar. En iyi seçim, alüminyum su veya çanta içine konulan ve bir hortum vasıtası ile su içilen koku yapmayan ve extreme ısı farklılıklarına dayanıklı plâstikten yapılmış su torbaları olacaktır.*Düdük Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz? Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin. *Pusula büyük veya küçük fark etmez Basit bir yürüyüşte yürüyüşe hangi istikametten başladığınızı bilmeniz gerekir. Yönünüzü muhafaza etmek için gereklidir. Tam bir pusula almak istiyorsanız, tercihiniz her zaman SILVA tip veya mercekli askeri pusulalar olmalıdır. Pusulasız doğa sporcusu olmaz. *Şapka Yaz/Kış gereklidir. Bir şapka ile güneşin altında en az iki saat daha fazla kalabilirsiniz. Çok soğuk bir ortamda da ısı kaybınızı asgari düzeyde tutabilirsiniz. Geniş kenarlı şapkalar Yaz/Kış idealdir. *Ateş başlatıcı malzeme kibrit, çakmak, varsa magnezyum çubuğu Yürüyüşte suya düştünüz, hava güneşli ama esinti fazla veya akşam karanlığında kayboldunuz. Ateş en büyük kurtarıcıların başında gelir. Suya dayanıklı veya ıslanmaya karşı önlem alınmış malzemeler kullanın. Normal bir kibriti balmumuyla veya üzerine mum eriterek su geçirmez hale getirebilirsiniz. *Rüzgârlık veya yağmurluk Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgârlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak verebilir, yanınızda getirdiğiniz yağmurluk hele hele en iyisi bir panço sizi koruyacaktır. Pançolar çadır olarak bile işlem görebilir. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın. *Düdük ; Düzük çok önemlidir, doğada haberleşme çoğunlukla düdük ile sağlanır. her yürüyüşcünün bir düdüğü mutlaka olmalıdır. *Sırt çantası ; Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Yazın içine koyulacak malzeme miktarı kışa göre biraz daha az olduğu için 35 Lt. lik bir çanta yeterlidir. Kışın ise 40 Lt. den başlayan çantalar sağlıklıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır. *Ek Gıda ve İlk Yardım kiti Her ne kadar rehberlerinizde ilk yardım çantası olsa da siz genede yanınızda basit ilk yardım malzemelerinden bulundurun. Yara bandı, bir adet bandaj gibi. Bunların dışında sürekli kullandığınız bir ilaç varsa yanınızda bulundurun ve konu hakkında rehberinizi bilgilendirin. Mevsim ve Bölgeye Göre Gerekecek Malzemeler Duruma ve ihtiyaca göre kullanılan malzemelerdir. *Bere, eldiven, balaklava maske *İç giyim *Orta giyim * Dış giyim * Bileği saran bot * Baton * Tozluk * Mayo, şort * Spor ayakkabı, sandalet * Dudak kremi, güneş kremi * Güneş gözlüğü * Alın veya el feneri . Etkinliğe özel ihtiyaç olduğunda bunlar etkinlik detaylarında belirtilecektir. size katılacağınız tur ile ilgili gereken malzemeleri söyleyecektir. Bu malzemeleri temin edebileceğiniz yerleri yakında size buradan duyuracağız. Hürriyet Seyahat / Özel Fotoğraflar Alamy, DepoPhotos, İsmail Sarı, AA Haber Giriş 28 Kasım 2020 - 1055 28 Kasım 2020 - 1058İş stresinizi unutacağınız, doğada güzel anlar geçireceğiniz rotalara yelken açmaya ne dersiniz? Üstelik hem yakın hem de cep yakmasın diyorsanız bu liste tam size göre...1Biraz olsun her şeyi unutup, doğanın içinde kafa dinlemek istiyorsanız bu listeye bakmadan plan yapmayın...2Adı gibi 'saklı' bir yer Sakarya’da gezilecek görülecek çok şey var elbette ama Saklı Göl adı çok fazla adı duyulmamış adı gibi saklı bir yer. Doğal oluşumuyla, şehir merkezine 15-20 dakika uzaklıkta sessizlik ve huzur arayanlar için yeni bir adres… Merkezden uzak köy hayatının hâkim olduğu Korucuk ilçesinin Karapınar mahallesinde yer alıyor Saklıgöl… Ulaşım çok kolay ve kısa sürüyor. Şehir merkezinden kalkan özel halk otobüsüne binerek 20 dakikalık yolculuğun ardından gölün yakınındaki durakta iniyorsunuz. 3Durağın ve gölün bulunduğu yerde sakin bir köy hayatı sizleri karşılıyor. Yol kenarında otlayan hayvanlar, taştan yapılmış tek katlı köy evleri… Duraktan göle doğru yürüdüğünüzde tatlı kuş cıvıltıları, güneşin sıcaklığıyla burada huzurun ve sakinliğin kapısını aralıyorsunuz. 4Gölün hemen sol tarafında yürüyüş yoluyla tesislere adım atıyorsunuz. Taştan yapılmış yolların sağında bir adet kafe bulunuyor ve fiyatları çok uygun. Eğer kafede oturmak istemiyorsanız ve ailecek geldiyseniz hemen yukarıda içinde mangal yapabileceğiniz kamelyalar ve manzaraya karşı oturabileceğiniz masalar gelen aileler için bir de oyun parkı bulunuyor. Hem mangal yapıp karnınızı doyurabileceğiniz, hem gölün eşsiz manzarasını fotoğraflayabileceğiniz hem de çocuğunuzun sıkılmadan vakit geçirebileceği bir yer Sakarya Saklı Göl. Gölde yüzen ördekleri, kazları besleyebilir onlara yem atabilirsiniz. Tesisin içinde yürüme yolunu takip ettiğinizde ormana bağlanan bir yol karşınıza çıkacak. Odun toplamak doğal orman havası almak ve kafanızı dinleyebileceğiniz orman yürüyüşü yapabilirsiniz. Göl alanına giriş ücretsiz…6Doğayla iç içe Sakarya'ya 10 kilometre mesafedeki, çam ve meşe ağaçlarıyla çevrili, 1. derece doğal sit alanı olan, çok sayıda kuş türü ve gezi alanlarıyla ziyaretçilerini hayran bırakan Poyrazlar Gölü, hafta sonu sakinlik arayanlar için bir diğer yer. Kent merkezine 10 kilometre mesafede olan ve merkeze yakınlığı nedeniyle de tercih edilen göl, ziyaretçilerine çok sayıda kuş türünü görme imkanı Çam ve meşe ormanlarıyla seyre doyumsuz manzara sunan Poyrazlar Gölü'ne gelenler, ata binip ATV ile safari yapabiliyor, paintball oynayarak vakit geçirebiliyor. Kamp yapanların uğrak mekanları arasında bulunan mesire alanında aileler, gönüllerince eğleniyor. 8Fotoğraf tutkunlarının da ilgi gösterdiği gölü ziyaret eden tatilciler, aileleriyle mangal yaparak, fotoğraf çektirerek ve yürüyüşe çıkarak keyifli vakit geçiriyor. Evliliğe ilk adımı atan bazı çiftler de buradaki mekanlarda fotoğraf çektirerek özel günlerini yakın sessiz sakin İstanbul’dan biraz uzaklaşıp tarih ve doğaya karışmak istiyorsanız Tirilye tam aradığınız adres. Daracık sokakları, yanyana dizilmiş Osmanlı-Rum konakları, adım başı göreceğiniz tarihi çeşme ve kiliseleri, zeytinin ve balığın en tazesi sizleri bekliyor. İstanbul’dan 90 dakikalık feribot yolculuğuyla ulaşılan Tirilye, son yıllarda gittikçe popüler haline geldi. Hatta Mudanya’nın tahtını Nasıl gidilir? İstanbul’dan bineceğiniz deniz otobüsüyle önce Mudanya’ya, oradan da minibüsle 12 km ötede bulunan Tirilye’ye ulaşabilirsiniz. Bursa merkezden ise halk otobüsleriyle beldeye ulaşım mümkün. Mudanya-Tirilye arasında yapacağınız 12 kilometrelik kıvrıla kıvrıla ilerleyen, bir tarafı zeytin ağaçları bir tarafı deniz manzaralı yol unutulmazlarınız arasına gezmeli? Tirilye için “Açık hava müzesi” desek yanlış olmaz. Kendinizi bir ara sokaktan içeriye atıp kaybolarak yürümelisiniz. Her köşede sizi başka sürprizler karşılayacak. Tabut Ev Bir yol ayrımına yapılmış ev, dar görüntüsü nedeniyle bu adı almış. Tirilye Sahili Güzel bir marinası bulunan Tirilye’nin sahilinde yürüyüş yapabilir, balık restoranlarında balık ekmek parça huzur Dünya gözüyle mutlaka görmeniz gereken şirin bir sahil kasabası olan Sokakağzı, turistik yerlerin gürültüsünden ve pahalılığından uzak bir yer. Huzur, sessizlik, sahil şeridi, denize bakan yazlık evler, aradığınız şeyse burası tam da size göre… Havaların yavaş yavaş soğuduğu şu günlerde burada içiniz ısınacak. Bakir doğasına hayran kalacağınız kasabada günü bol bol yürüyüş yaparak geçirebilirsiniz. Market, hastane, banka gibi temel ihtiyaçlarınızın hepsi elinizin altında olacağına hiç şüpheniz olmasın. Çanakkale’nin ruhunu yansıtan samimi atmosferine kelimenin tam anlamıyla dolu bir hafta sonu Mudurnu, büyük şehirlerin karmaşasından ve gürültüsünden bunalanlar, kaplıcaların şifasından yararlanmak, inanç turizmine hizmet veren birimlerini ziyaret etmek, tarihi evlerin sedirlerinde çayını yudumlamak isteyenler için çok ideal… İtalya’da 1999 yılında başlayan Cittaslow’ sakin şehir hareketi günümüzde 30 ülkeye yayılmış durumda14Türkiye de geleneksel yaşam ve üretim biçimlerini koruyan şehirlerin yer aldığı bu ağa dâhil. Mudurnu’da bu ağa yeni dâhil olan yerlerimizden… Gezilecek birçok yer var. Karamurat Gölü, Sülüklü Göl, Yıldırım Bayezid Cami, Şehriman Tepesi bunlardan sadece birkaçı… Tam olarak bir Osmanlı köyü olan Mudurnu’da Osmanlı’ya ait pek çok önemli yapı da bulunuyor. Burada birçok konak, restoran ve otel olarak hizmet ve kültürel dokuya sahip Hafta sonu için tarihi ve kültürel dokuya sahip, sanatla iç içe geçmiş bir yer arıyorsanız Eskişehir sizin için en uygun rotalardan biri. Özellikle Tarihi Odunpazarı Evleri, Eskişehir denince ilk akla gelenlerden. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de bahsedilen bu evler, restore edilerek rengârenk bir görünüme kavuşturuldu. 16Odunpazarı içinde bulunan ve 160’a yakın balmumu heykelinin bulunduğu, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi de Eskişehir’de mutlaka görülmesi gerekenler arasında yer alıyor. Yine Odunpazarı içinde bulunan El Sanatları Çarşısı, el sanatlarına ilgisi olanlar için iyi bir uğrak nokta... Çağdaş Cam Sanatları Müzesi’nde gerek yerli gerek yabancı sanatçılara ait eserleri görme imkanı da kültürel hem de gastronomik Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği, dünyanın bilinen ilk coğrafyacısı olan Strabon’un doğduğu, Osmanlı İmparatorluğu’nda şehzadelerin yetiştiği, milli mücadele döneminde halkın örgütlenmesinde önemli pay sahibi Amasya… Hem kültürel hem de gastronomi anlamda özel bir şehir. Şehrin tam olarak içinden geçen Yeşilırmak şehrin en güzel yapılarından olan eski köprülerin de bulunduğu yer. Şehir merkezinde gezilecek birçok nokta bu ırmak kenarında olduğu için konaklamalı Amasya turunuzda otel tercihinizi ırmak kenarına yakın yapmanızı tavsiye ederiz. Anadolu birçok ilk’lere ev sahipliği yaptığı gibi Amasya’da dünyanın ilk coğrafyacısı olarak kabul edilen Stabon’un memleketi. Bu doğrultuda kendisinin Yeşilırmak kenarında bulunan heykelini de ziyaret etmelisiniz. 18Amasya Arkeoloji Müzesi Anadolu zenginliktir, böylesine iyi korunmuş ve yaşatılmış müzeler sayesinde de zengin olmaya devam edecektir. İki katlı olan müzenin içerisinde binlerce yıllık orijinal tarihi eserleri görebilirsiniz. Müzenin en önemli özelliği ise ikinci katında özel bir odada sergilenen sekiz adet mumyaya ev sahipliği yapması. Mutlaka burayı ziyaret edilecekler listesine İle Şirin Aşıklar Müzesi Ferhat’ın Şirin için dağı delip şehre su getirdiği şehir Amasya’ya özel bir müzedir. Müzenin iç kısmında Ferhat ile Şirin’den başlayarak tüm Anadolu aşıklarına ve akabinde Romeo ve Juliet gibi aşıklara da yer verilmiş. Müzenin dışında da Ferhat ile Şirin’in anıt mezarını bulabilirsiniz. Anıt mezarın arkasında Ferhat’ın açtığı su kanallarından birisi içinde de tutkunları için cennet UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve Osmanlı'nın parmak izi’ denilen eserlere ev sahipliği yapan Safranbolu kışın görülmesi gereken yerlerden... Osmanlı mimarisi, şehir hayatı ve kültürünü yansıtması dolayısıyla Osmanlı'nın parmak izi’ olarak adlandırılan, o dönemden kalma han, hamam, konak, çeşme, cami ve köprüleriyle açık hava müzesini andıran Safranbolu'da keşfedilecek birçok yer bulunuyor. Fotoğraf İsmail SARI21Türkiye'de, İstanbul ile kent ölçeğinde dünya mirası listesindeki tek yer olan Safranbolu, İncekaya Su Kemeri, Türkiye'nin en uzun mağaralarından birisi olan Mencilis Mağarası, cam seyir terası ve kanyonları gezilecek yerlerden bazıları…22Ege'nim parlayan yıldızı Saroz Erikli, Yayla, Enez, Danişment, Mecidiye, Gökçetepe gibi sahilleriyle deniz, dalış ve yelken turizminde dikkati çekse de yılın bu zamanı da oldukça güzel manzaralar sunuyor.. Körfez, yeni tip koronavirüs Kovid-19 ile mücadele kapsamında sahillerde uygulanmaya başlanan "sertifikalı kiralık ev" modeliyle de tatilcilere güven ve Keşan ilçelerinin sınırları içerisinde kalan Saros Körfezi'nde turizm her mevsim hareketli. Tatilcilerin sağlıklı tatil geçirmeleri için belediye ve Valiliğin aldığı önemli önlemler var. Burada sahil şeridi boyunca sosyal mesafe kuralına uyularak gayet güzel bir hafta sonu geçirebilirsiniz. Haberler > Doğa Yürüyüşüne Çıkacaklar İçin 26 Gerekli Bilgi ve Malzeme - 1449 Doğa yürüyüşü yapmak 'hadi iki dağa ormana çıkıp, gezip, gelelim' demek kadar basit bir iş değildir. Yapılması ve yanınızda götürülmesi gereken pek çok şey vardır. İşte bu galeriden sonra doğa yürüyüşüne çıkmaya hazır hale geleceksiniz. 1. Yürüyüş başlangıcında iyice yavaş hareket ederek vücudun, yürüyüşe uyumuna imkan tanıyın. Belli bir tempoda yürüyün. Ani hızlanmalar ve yavaşlamalar vücudunuzu zorlar ve yorulmanızı sağlar. Adımlarınızı kısa ve dengeli atın. Büyük çaba gerektiren bir adımdan sonra 5-10 saniye dinlenin. Ne kendinizle ne de bir başkasıyla yarışmayın. 2. Yürüyüş sırasında “daha ne kadar yolumuz kaldı” düşüncesine kapılmayın. Yürüyüş sırasında baton kullanmak dengeyi korumayı kolaylaştırabilir. Dik tırmanışlarda zemin kaygan ise çok fazla beklemeden ikinci adım atılmalıdır. 3. Verilecek mola sıklıkları ve süreleri fazla tutulmamalıdır. Sık ve uzun süreli molalar yerine dinleniyormuş gibi yavaş bir tempoyla yürüyün. Molalarda vücudunuzu soğuğa karşı korumayı ihmal etmemelisiniz. Molalar sırasında sıvı alımı da ihmal edilmemelidir. Çok sık ve uzun yemek molaları verilmemelidir. Vücuda hazmetmek için zaman verilip, yürüyüşe yemekten en erken yarım saat sonra başlanmalıdır. 4. Taşlık, kayalık ve kaygan bölgelerden yürürken tek sıra yürünmelidir. Taş düşmesi önemli bir risktir, bu yüzden taş düşme riski en az olan yerlerden yürünmesi gerekir. 5. Eğer karlı zeminde yürünüyorsa kayaların yanlarındaki karların daha yumuşak olduğu ve batma tehlikesinin olduğu unutulmamalıdır. Kar yürüyüşlerinde tek sıra yürümeli ve iz açanın yorulmaması için sık sık değiştirme yapılmalıdır. 6. Çıkışlarda burun saplama, inişlerde ise topuk saplama yöntemleri güvenlik için gereklidir. İnişlerde en çok parmak uçları zarar gördüğünden ortopedik taban kullanmalı ve bağcıklar iyice sıkılmalıdır. 7. Yanınızda mutlaka düdük bulundurun. Sisli havalarda pusula bulundurun ve gruptan kimsenin ayrılmamasına özen gösterin. Ve her şeyden önemlisi bilgi ve tecrübenizin yetersiz kaldığı noktalarda geri dönün. 8. Doğa yürüyüşünde öncelikli malzeme giyimdir. Bunun nedeni yürüyüşte en önemli şeyin vücut sağlığı olmasıdır. Vücut sağlığını bozmayacak rahatlıkta ve ferahlıkta giyim malzemeleri gereklidir. Doğa yürüyüşünde konaklama, yani kamp için, kamp malzemeleri de gerekmektedir. 9. Yürüyüş botu Yürüyüş botları kısa, orta ve uzun yürüyüşler için ayrı özelliklerde tasarlanmıştır. Tabanı kaymaz malzemeden yapılmış botlar seçilmeli, nemi ve teri dışarı atabilen ama dışarıdan su geçirmezlik özelliği olan botları tercih edilmelidir. Bu tercih yürüyüş kalitenizi arttıracaktır. En iyi yazlık yürüyüş botları cordura kumaş ve süet deri olarak üretilenlerdir. Kışın yapılacak yürüyüşlerde kullanılacak botların da suya dayanıklı, tabanlarının sağlam ve dişli olması tercih edilmelidir. Pahalı bulanlar deri botlarını Wax’layarak su geçirmez hale getirebilirler. 10. Su matarası Malum su insanın en temel ihtiyacı, doğa yürüyüşü yaparken en çok ihtiyacınız olacak şeylerin başında su geliyor. Bunun için serinliğini yitirmeyen termos özelliği de taşıyan bir matara almanız sizin için çok önemli. Ayrıca alacağınız termos asla plastik olmamalı, zira plastik içindeki sıvıya sıcak havalarda çok çabuk koku verir. Ayrıca içinde bakteri üreme olasılığı çok yüksektir. 11. Düdük Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz? Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin. 12. Çakı Herkes için gerekli olan bu malzemenin faydalarını burada anlatmakla bitiremem. Çadır kurarken, yemek yerken, diken battığı zaman... Geçtiğimiz senelerde dayınız tarafından hediye edilen İsviçre çakınızın aslında ne kadar kıymetli olduğunu anlayacaksınız. 13. Şapka Çoğu zaman bahar mevsimlerinde yürüyüş tercih edilse bile, uzun mesafeli yürüyüşlerde güneşin etkisi an be an artacaktır. Ense kısmınızı da koruyacak şapkalar tercihiniz olmalı. Kaybetme ihtimaline karşılık mutlaka yanınıza yedek şapka bulundurun. 14. Rüzgarlık ve yağmurluk Mutlaka yanınızda yağmurluk bulundurun. Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgarlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak yağmur yağabilir. Yanınızda getirdiğiniz yağmurluk sizi koruyacaktır. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın. 15. Sırt çantası En önemli konulardan biri de sırt çantasıdır. Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Uzun süreli yürüyüşlerde 60 Lt. ve üzeri sırt çantaları kullanılmalıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır. Çanta satın alırken gerekli malzemelere kolay ulaşılabilecek cepleri olmasına ve pratik kullanışlı olmasına dikkat etmelisiniz. 16. Dudak ve güneş kremi Zaman zaman yağmurla karşılaşsanız bile güneşle nerdeyse arkadaş olacaksınız. UV özellikli güneş gözlüğünüzü yanınızdan ayırmayın, ayrıca mutlaka gözlük için boyun askınız olsun. 17. El feneri ve kafa lambası Gün battıktan sonra çadır kurmuşsanız, sizin için ışık oldukça sorun olacaktır. Kafa lambası ve el feneri yanınızda olması gereken olmasa olmazlardandır. 18. Uyku tulumu Geceleri rahat uyuyabilmeniz ve soğuktan korunmanız için gereklidir. Gideceğiniz noktaya göre uyku tulumu almanız sizin yararınıza olur. 19. Mat Doğa yürüyüşü etkinliğinizin kalitesini artırmak istiyorsanız, geceleri alacağınız uyku kalitenize önem vermelisiniz. Zemin ile aranızda mutlaka bir katman oluşturmalısınız. Bunu en iyi mat ile sağlarsınız. Mat’ınızın kalitesi ne kadar iyi ise o denli rahat edersiniz. Klasik matlar dışında mağazalarda hava destekli matlar satılmaktadır. 20. İlk yardım çantası Her çantada gerekli ilk yardım malzemeleri bulunmalıdır. Bunların içinde en önemlileri; acil durumda size kılavuz olabilecek bir ilk yardım kitabı, sargı bezleri, tentürdiyot, aspirin, yanıklar için pomad krem, ağrı kesici, makas, çengelli iğne, flaster, gazlı bez, kanama esnasında kanamayı durdurmak için kauçuk lastik vb. 21. Dayanıklı pantolon ve şort Bacaklarınızda çizikler oluşmaması için çabuk kuruyan kullanışlı bir pantolon, düz parkurlarda kullanmak içinde şort bulundurmalısınız. 22. Gömlek veya t-shirt Üzerinize giyeceğiniz kıyafet çok önemlidir. Sıcak havalarda terletmeyecek serin havalarda da üşütmeyecek bir kıyafet seçmelisiniz. Tabi hava sıcaksa terlememe ihtimaliniz oldukça düşük, bu yüzden giydiğiniz kıyafet terinizi üzerinde tutmamalı. 23. Kibrit veya çakmak Yanınızda mutlaka çakmak veya kibrit bulundurun, gece ormanda kalabilirsiniz, üstünüz ıslanabilir veya yanınızda getirdiğiniz konserveyi ısıtmak isteyebilirsiniz. 24. Harita Mutlaka bulunduğunuz noktayı gösteren bir haritanız olsun. Özellikle kaybolma durumlarında oldukça işe yarıyor. 25. Baton Yürürken dengemizi sağlamak ve destek almak amacıyla kullandığımız kayak değneklerine veya adi değneklere baton’ denir. Batonlar, enerji tasarrufu ve yorgunluğu önlemesi açısından çok büyük önem kullanımı eklem sakatlıklarını önlemenin dışında yükün vücudumuzun alt ve üst kısımları arasında daha eşit dağılmasını sağlayarak enerjimizi daha verimli kullanmamızı sağlar ve böylece daha geç yoruluruz. Dört saatlik bir tırmanış ve üç saatlik bir iniş gerektiren bir faaliyette baton kullanımı alt vücudumuza etki eden toplam kuvveti yaklaşık 300 ton civarında araştırmalar, baton kullanımının, her adımda 5 ile 8 kg. arasında bir yükü bacaklarımızdan aldığını göstermektedir. Bu, düz bir zeminde bir saatlik bir yürüyüş sırasında yaklaşık 13 tonluk bir yüke, yokuş aşağı yürürken ise 34 tonluk bir yüke en önemli nokta iniş esnasında batonların sağladığı yük dağılımıdır. İniş sırasında özellikle dizlerimiz zarar verici yüklere maruz kalmaktadır ki bu yüklerin uzun dönemdeki zararları bilinmektedir. Batonlar kötü zeminde ya da havada kayıp düşmemizi önleyerek yaralanma riskimizi de düşürürler. Elinizin fazla sürtünmeye maruz kalmaması için genelde tutulan bölüm ergonomik bir dizayna sahiptir ve yükü elden bileklere aktarmak için bilek perlonları vardır. 26. Çadır Fermuarı daima kapalı tutun. Hava şartları uygunsa yatmadan önce çadırınızı havalandırın. Yatmadan önce tuvalet ihtiyacınızı giderin. Çadırınızın altına dışarıya taşmayacak şekilde serilecek bir örtü tabanın ömrünü uzatır. Siz uyurken ısının sıfırın altına inme riski varsa yanınızdaki su şişelerini ters çevirin, su yukarıdan aşağıya doğru donar. Ağacın altında uyumak sizi nemden, hafif yağan yağmurdan ve soğuk hava akımından koruyan bir şemsiyenin altında olmak demektir. Hava ne kadar soğuk olursa olsun ya da yağmurlu olursa olsun çadırınızın havalandırma deliklerini kesinlikle kapatmayın. Hava kararmadan çadırınızın içini hazırlayın. Yağmur mevsiminde iseniz veya yağmur yağma ihtimali varsa mutlaka çadırın etrafına su arkı açın, böylelikle çadırınıza gelen su bu ark sayesinde çadırın etrafından diğer tarafa yönelir. Çadırın içinde sürekli kalan küçük bir fener bulundurun. Ve kesinlikle çadır içinde sigara içmeyin-içirtmeyin. Seyahat uzmanı Kemal Kaya ile Antalya’nın sır gibi saklanan harika yerlerini keşfedin! Seyatinizi şimdiden planlayın, en ucuz Antalya uçak biletini alın! Her Yere Ucuz Bilet AraAntalya’nın Gizli Cennetleri Türkiye’de turizm denince ilk akla gelen yerlerden biri şüphesiz sıcağı, denizi ve yemyeşil doğasıyla Akdeniz’in incisi turistik Antalya. Tabi bilinen turistik mekanların ötesinde Antalya, adını belki de hiç duymadığımız ve keşfedilmeye hazır çok sayıda gizli güzelliğe de sahip. Antalya gezilecek yerler açısından ülkemizin en güzel şehirlerinden birisi, hadi şimdi keşfedelim. Uçak bileti ve Antalya otelleri için rezervasyon yapmanın en kolay yolu Skyscanner Mobil Uygulama 1. Uçansu Şelaleleri Antalya’ya 60 km mesafedeki Akçapınar Köyü’ndeki Uçansu Şelaleleri, adeta gizli bir cennet. Kış ve bahar mevsiminde kar sularıyla beslenen şelaleler, doğaseverlerin beğenisini topluyor. Toplamdaki iki şelaleden biri 70 metreden akarken, diğeri de 51 metreden akıyor. Hıristiyanların hac yolu olarak bilinen ve ülkemizdeki en uzun rotalardan biri olan Aziz Paulus Yolu üzerinde bulunan Uçansu Şelaleleri civarında, çam ve sandal ağaçları arasında yürüyüş yapmak, safari etkinliklerine katılmak iyi bir fikir olabilir. Şelalelerin serin sularında yüzmek de pek keyifli. 2. Sapadere Kanyonu Antalya’nın Alanya ilçesindeki Sapadere Kanyonu, yaklaşık 360 metre uzunluğu ve 400 metre yüksekliğiyle oldukça etkileyici bir doğa harikası. Kanyonun tabanından akan dereyle muhteşem bir görüntüye sahip olan yerde, iç kısımlardan geçebilmek için görselliği bozmayacak şekilde köprüler bulunuyor. Kanyonun sonundaki şelale ve döküldüğü yerdeki dev kazanının soğuk suları, yaz mevsiminde ziyaretçilerini rahatlatıyor. Yakın zamana kadar yalnızca yöre halkının bildiği Sapadere Kanyonu, şimdilerde açılan dinlenme tesisleriyle doğa tutkunlarının ilgi odağında. Haydi, siz de keşfedin! 3. Çakırlar ve Geyikbayırı Köyü Antalya merkeze 36 dakika mesafede bulunan Çakırlar Köyü, ziyaretçilerine bu bölgede bulabileceğiniz en güzel köy pazarı ve kahvaltısını sunuyor. Burası, sosyete pazarı, bin bir çeşit reçelleri, leziz gözlemesi ve bazlaması ile tatlı çeşitleriyle gelenler için oldukça baştan çıkarıcı. Geniş parkıyla çocuklara hitap ederken, tavla, masa tenisi ve közde kaynayan semaverleriyle yetişkinlerin de keyifli vakit geçirmesini sağlıyor. Buradan çıkınca gidilebilecek Geyikbayırı Köyü’nde bulunan alabalık tesisi, doğayla iç içe lezzetli bir yemek isteyenlerin tercihi olmalı. Antalya turistik yerler arayanlar için gerçekten de çok şey sunuyor. 4. Kızlar Sivrisi Kızlar Sivrisi, 3086 metrelik yüksekliğiyle Bey Dağları’nın en yüksek doruğu. Sedir ormanlarıyla kaplı dağ, tırmanışçıların sevdiği rotalardan biri. Spil Dağı, Uludağ ve Ilgaz gibi dağların ardından yüksekliği arttırmak isteyen dağcıların geçiş ve alıştırma olarak gördükleri Kızlar Sivrisi’ne tırmanmak, o kadar da kolay değil. Özel araçlarla da çıkılabilen dağın eteklerinin yemyeşil manzarası görülmeye değer. Burada bulunan gölün kıyısından girilen dağ yolunda ayrıca çok sayıda kamp alanı ve misafirhane bulunuyor. Kış tatili için bir tarafa not edin. 5. Güver Uçurumu Güver Kanyonu olarak da bilinen uçurum, Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bulunuyor. Karstik kayalar üzerinde oluşmuş vadi, 2 km uzunluğa, yaklaşık 30 metre genişliğe ve 115 metre yüksekliğe sahip. Tahminen 1 milyon yılda oluştuğu düşünülen kanyonun içinden toplamda 3 ayrı çay akıyor. Burada, 4044 hektarlık alana kurulan Güver Kanyonu Tabiat Parkı ve Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, alageyiklerin dünyada doğal olarak yaşadıkları tek yer. Konaklama yeri bulunmayan kanyonda, çok sayıda seyir noktası var. Bu alandan görülebilen muhteşem bitki örtüsü ve hayvan çeşitleri, fotoğraf tutkunlarına nefis kareler sunuyor. 6. Çığlıkara Sedir ağaçlarının orman biçiminde bulunduğu nadir yerlerden olan Çığlıkara Ormanları, Batı Torosların yüksek noktalarında korunuyor. Etrafında hiç yerleşim bulunmayan bu alana sadece özel izinlerle girilebiliyor. Kızlar Sivrisi’nin karşıdan görülebildiği bu yerdeki çukurlarda bulunan Dokuz Göller bölgesi, her mevsim yeşilini korumayı başaran yerlerden. Efsanelerin yanı sıra, Lübnan’ın bayrağına ve parasına simge olan Sedir ağaçları, yayılmaya başladıkları yerde tahrip edilerek bitme noktasına gelse de, burada hala çok geniş bir alanda büyümeye devam ediyor. Çığlıkara, doğa ve hayvanlarla baş başa kalmak isteyenler için en uygun yerlerden biri. 7. Tilkiler Mağarası Antalya’da pek fazla bilinmeyen gezi alanlarından biri olan Tilkiler Mağarası, ilk olarak Oymapınar Barajı çalışmalarında keşfedilmiş. Toplamda 7 km uzunluğundaki yer, yeni yeni adını duyurmayı başaran doğal güzelliklerden. İlkbahar aylarında su seviyesi yükselen alanın konglomera içinde gelişmiş olması, buraya bilimsel bir değer de katıyor. İçindeki sarkıt ve dikitleriyle oldukça etkileyici olan bu mağara, yeni yerler keşfetmeyi sevenlerin yeni gözdesi durumunda. Gizli kalmış yerleri keşfederken Antalya ile yetinmeyenler için seyahat yazarlarının en beğendiği gizli yerleri ifşa ettik. 8. Üçoluk Yaylası Antalya’nın Konyaaltı ilçesine bağlı Üçoluk Köyü’nde bulunan yayla, Torosların eteklerinde yer alıyor. Burası serin esen rüzgarı sayesinde yaz döneminde çevre bölgelerden çok sayıda ziyaretçi ağırlamasının yanı sıra, Kemer, Göynük, Beldibi, Konyaaltı ve Antalya merkezde yaşayanların da yaz döneminden Eylül’e kadar konaklamayı tercih ettiği bir yer. Bu dönemde ekonomik ve sosyal olarak hareketlenen köyde konaklama için çadır götürmek iyi fikir. Kamp severler bu güzelim yaylayı rotalarına eklemeli. 9. Koru Sahili Doğal Havuzlar Koyu Gazipaşa ilçesinde bulunan Koru Sahili Doğal Havuzlar Koyu, denizin içindeki doğal havuzlarıyla ilgi topluyor. Halk arasında “yalı taşı” olarak adlandırılan kayaların şekillendirildiği koyun denizi için en güzel zamanlar, Mayıs, Haziran ve Eylül ayları olarak biliniyor. Tüm plajların kumluk olduğu bölgede, yaklaşık 2 km uzunluğundaki Koru Plajı yaklaşık 150 metrelik bir genişliğe de sahip. Caretta Caretta’ların doğal koruma ve yumurtlama alanı olan sahil, gelenlere oldukça keyifli kareler sunuyor. Çevresinde çok sayıda gezilecek alan ve tarihi Orta Çağ’a uzanan bir kale bulunan koy, çok güzel gün batımı manzarası sunuyor. 10. Sazak ve Ceneviz Koyları Antalya’daki Musa Dağları’nın eteklerinde yer alan ve arka arkaya sıralanmış koylardan ikisi olan Sazak ve Ceneviz, pembe-mor çiçekleriyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Dik bir yamacın arkasında kalan bu koylar, manzarayı tepeden seyretmek isteyen ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için oldukça keyifli. Burada muhteşem manzaranın yanı sıra, soyu tükenmekte olduğu için koruma altına alınan Akdeniz fokları da rahatça gözlemlenebiliyor. Konaklamanın bulunmadığı bu yer, yıldızların altında kamp kurarak, telefonların fazla çekmemesinden dolayı biraz olsun teknolojiden uzak kalmak isteyenlerin yeni gözdesi. Buradan Adrasan, Kemer ve Olimpos’a geçilebilir. Her şeyden birazcık kopmak tam bana göre diye düşününler için işte teknolojiden, elektrikten uzak ruh tazeleyici 8 tatil fikri! 11. Oymapınar Gölü Manavgat ilçesinin 20 km uzağında bulunan Oymapınar Baraj Gölü, son dönemlerde oldukça ilgi çeken yerlerden. Rengârenk doğası, tekne turları, dağ gezileri ve rafting yapılabiliyor olmasıyla ilgi odağı haline gelen göl, aynı zamanda huzurlu ve keyifli bir dinlenme alanı. Gölün çevresindeki oteller ve restoranların artmasıyla yeni yerler görmek isteyenlere davetiye çıkaran mekan, çevredeki piknik alanlarıyla da doğayla iç içe kalmak isteyenlere hitap ediyor. Ayrıca buranın, Manavgat Nehri, Demre Kuş Cenneti ve Beldibi Mağarası gibi turistik alanlara yakınlığı, her geçen gün ziyaretçi sayısını artırıyor. 12. Alabalık Vadisi Manavgat’a 25 km mesafede bulunan Alabalık Vadisi, sırf yol üzerindeki nefis manzarasıyla bile gelenlerin beğenisini topluyor. Manavgat Nehri’ni besleyen en önemli kaynaklardan olan vadi, gelenlere yemyeşil ormanların içinde keyifli bir doğa yürüyüşü ve derede balık tutma olanağı sunuyor. Daha çok trekking için tercih edilen alanda pek fazla tesis bulunmadığı için gelenlerin yanında piknik sepetlerini bulundurmasında fayda var. 13. Yalan Dünya Mağarası Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde bulunan Yalan Dünya Mağarası, ihtişamlı görüntüsüyle oldukça etkileyici. Sarkıtlar, dikitler, oyuklar, odacıklar ve tünellerin çok sayıda olduğu mağarada, 4 km boyunca serin bir gezinti yapılabiliyor. Sıcaklığın hep 28 derece olduğu bu yer, yazın bölgeye gelen ziyaretçilerin en sevdikleri kaçış noktalarından birisi. 5 milyon yıldan uzun zamandır oluşmakta olan mağara, günümüzde de değişmeye ve gelişmeye devam ediyor. Geçmişte yöre halkı tarafından dahi çok kullanılmayan alan, şimdilerde ışıklandırılmış haliyle epey ilgi topluyor. Ülkemizin dört bir yanı doğal güzelliklerle çevrili. Dağları, denizleri, orman varlığıyla Türkiye’nin her köşesi büyüleyici güzellikler barındırıyor. Öyle ki bazen tek bir ilin sadece bir ilçesindeki bütün güzellikleri ve tarihi mirası keşfetmek için koca bir günü ayırmak bile yetmiyor. Karşınızda zamanın aşındırarak oluşturduğu güzelliği birbiriyle yarışan Türkiye’nin en güzel 5 kanyonu. Doğal güzellikler ve turizm denildiğinde akla ilk gelenler deniz ve tarihi duraklar olabilir. Oysa ülkemizin her köşesinde bütün ihtişamıyla yer alan kanyonlar keşfedilmeyi bekliyor. Kanyonlar, akarsuların akış bölgelerini aşındırmaları sonucu oluşuyor. Dünyanın En Ünlü 5 Kanyonu hakkındaki yazımızı okumak için tıklayın. Ihlara Vadisi Aksaray, Güzelyurt’ta bulunan Ihlara Vadisi belki de coğrafya derslerinizden tanıdık geliyordur. Kitaplarda kalmaktan ziyade gezilip görülmeye hak eden bir güzellik var burada. Ayrıca farklı medeniyetlerin iskan yeri olmasıyla da tarihi mirası çok güçlü bir yer Ihlara Vadisi. Bu özelliğiyle insanların yaşadığı en büyük kanyon olarak karşımıza çıkıyor. Vadi içerisinde mezar ve kiliseler, ev niteliğinde oyularak oluşturulmuş alanlar var. Bu haliyle Ihlara Vadisi hem doğal güzelliği hem de kültür tarihi mirasıyla tam bir harika. Vadinin doğal güzelliği ise bölgeden farklılığıyla insanı şaşkınlığa sürükleyecek cinsten. Vadi etrafında bozkır görünümü hakimken bizleri vadinin içerisinde yemyeşil bir manzara karşılıyor. Öyle ki bu manzara vadinin tarih boyunca edindiği misyonu cevaplar nitelikte. Vadi ikliminde bölgeden farklı bir iklim yaşanıyor ve bu sayede yaşamak için bereketli topraklar burada. Birçok bitkinin yetiştiği bu iklimin vadiye özel oluşu ve vadideki hayatı ilk bakışta fark etmenin güç olmasıyla öne çıkıyor. Bölgedeki yerleşim ve yaşam alanlarının oyularak gerçekleştirilmesinin en büyük nedeni ise kayaların oyulabilecek kadar yumuşak yapıda olması. Bu sayede pek çok tarihi miras kayalara oyulu bir şekilde ayakta kalıp günümüze kadar ulaşarak bizleri aydınlatıyor. Ihlara Vadisi’ni Kapadokya gezinize ekleyerek seyahatinizi zenginleştirebilirsiniz. Burada balon turu yaparak gezinizi görsel bir şölene dönüştürebilirsiniz. Ulaşımınızı sağlamak için Aksaray’dan Ihlara’ya saatte bir hareket eden toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz. Saklıkent Kanyonu Turizm denince ilk akla gelen iki şehrin sınırlarında bu kanyon Muğla ve Antalya. Ünü dilden dile dolaşan bu kanyonu yakından görünce bu kadar meşhur olmasına hak vereceğinizi düşünüyoruz. Saklıkent Kanyonu hakikaten saklıymış. O kadar iyi saklanmış ki bir çoban tesadüf eseri bulmuş. Kanyonda yürümeye başladığınızda nasıl bu kadar iyi saklanabildiğini daha iyi anlayacaksınız zira kanyonun içinden gökyüzü görmek neredeyse imkansız. Bazı bölgelerde kanyonun yüksekliği 600 metreyi buluyor. Bunun yanında bazı noktalarda daralan kanyonda tek başına yürüyüş yapmanızı kesinlikle önermiyoruz. Kanyonun tehlikeli yapısı nedeniyle yetkili bir ekiple hareket etmeniz gerekiyor. Yerli ve yabancı turistler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan, Eşen Çayı’nın suyuyla beslenen Saklıkent Kanyonu mutlaka görmeniz gereken kanyonlardan biri. Türkiye’nin En Güzel 5 Kanyonu Köprülü Kanyon Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan Köprülü Kanyon’da pek çok alternatif sizi bekliyor. Toros Dağları’nın eteklerinden gelen suyuyla 14 kilometrelik bir alana yayılmış durumda. Köprülü Kanyon Milli Parkı’nda rafting yapmak ise adeta bir gelenek. Üstelik burada kamp yaparak konaklamanıza renk katabilirsiniz. Türkiye’deki en uzun kanyonlardan biri olan Köprülü yakınlarında Selge Antik Kenti yer alıyor. Burada yer alan Roma dönemi mimari kalıntılar Köprülü Kanyon’un doğal güzelliğini tarihle besliyor. Şeytan kayalarını görebileceğiniz bölgede eğer şanslıysanız özel hayvan türleriyle karşılaşabilirsiniz. Ayrıca Aziz St. Paul yolu olarak bilinen yolun büyük bir kısmı da Köprülü Kanyon Milli Parkı sınırları içerisinde yer alıyor. Bu yolu yürüyebileceğiniz gibi burada yapabileceğiniz sayısız etkinlik seçeneği var. Köprüçay’da adrenalini tadacağınız rafting keyfi, kano, kamp, kaya tırmanışı ise bu etkinliklerden sadece birkaç tanesini oluşturuyor. Köprülü Kanyon Milli Parkı’nda konaklamak isterseniz nehir etrafında yer alan restoranlar, kamp alanları, bungalov ve pansiyonları ile pek çok seçenek mevcut. İncesu Kanyonu Çorum, Ortaköy’de yer alan kanyon, İncesu Köyü’nde. Raftingi ve heyecanı doruklarında yaşamak isteyenler için İncesu Kanyonu harika bir nokta. Adrenalin bana göre değil, biraz huzur neyimize yetmez diyorsanız kanyonun etrafında vakit geçirerek bu doğal güzelliğin tadını çıkarmak size kalmış. Ayrıca kanyondaki suyun sakin olduğu dönemlerde İncesu Kanyonu harika bir yürüyüş parkuru olarak kullanılıyor. Kanyonun sadece bir tane giriş ve çıkışı var. Türkiye’nin En Güzel 5 Kanyonu Ulubey Kanyonu Dünyanın en uzun ikinci kanyonunun Türkiye’de bulunduğunu biliyor muydunuz? 77 metreyi bulan uzunluğuyla bu unvanın sahibi Uşak’ta bulunan Ulubey Kanyonu oluyor. İlk sırayı ise ABD’nin Arizona eyaletinde yer alan Büyük Kanyon Grand Canyon alıyor. 500 yıllık bir oluşum tarihine sahip olduğu düşünülen kanyonda Banaz Çayı akıyor. Ulubey Kanyonu’nun keyfini doyasıya çıkarmak isteyenler için cam seyir terasları mevcut. Burada kanyon bütün doğal güzelliğiyle gözler önüne seriliyor. Kanyonda fotoğraf çekimleri için özel olarak yaptırılan alanlar ise ziyaretçilerine eşsiz kareleri hatıra olarak bırakıyor. Ek olarak bu alanda bulunan ters ev ise ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi ile karşılanıyor. Türkiye’nin En Güzel Kanyonlarını Keşfetmek İçin Kiralık Araç Mı Arıyorsunuz? Birçok farklı marka ve modeli bulabileceğiniz, Türkiye’nin 1 numaralı araç kiralama platformu Yolcu360 ile dünyanın 110 ülkesinde, 1 dakikadan kısa sürede aracınızı kiralayabilirsiniz. Ödüllü Misafir Merkezimize 0850 360 5 360 7/24 ulaşabilirsiniz. Ayrıca mobil uygulamamızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilirsiniz.

doğa yürüyüşü denince akla gelenler