ZgRrf. Bir erkek çocuğunun hayatındaki en önemli anlardan biridir sünnet... Bazılarının çok güzel geçirdiği ve aklında sünnet düğününden renkli karelerin kaldığı güzel bir anı iken; bazıları için de travmaya neden olarak ömürleri boyunca hatırlamak istemeyecekleri bir ana artık hastane ortamında genel anesteziyle her yaş grubunda yapılabiliyor. Geçmişte 2-6 yaş arasında yapılması çocukta travmalara neden olabileceği için önerilmiyordu. Özellikle yenidoğan döneminde yapılan sünnet, çocukları idrar yolları enfeksiyonlarından korumasının yanı sıra penis kanseri ve rahim ağzı kanseri riskini sünneti ile ilgili merak edilenleri Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Salih Somuncu’ya sorduk…Yenidoğan sünneti nedir?Doğum ve doğumu takip eden 28 günlük süreçte yapılan sünnete yenidoğan sünneti adı verilir. Doğumu takip eden 24. ve 48. saatlerde yapılabilir; ancak sağlıklı olanı yenidoğan bir bebeğin böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının yeterince olgunlaştığı 7 ila 10. gün arasında yapılmasıdır. Sünnet gibi zorunlu olmayan bir cerrahide ekstra bir travma oluşturmamak adına en az bir hafta beklenmesi doğru bir yapılır?Yenidoğan sünnetinde genel anestezi uygulanmaz. Bir krem yardımıyla lokal anestezi sağlanır. Sünnet derisi ve penise krem sürülerek yaklaşık 1 saat beklenir. Gerekli anestezi sağlandıktan sonra sünnet derisi penisin anatomisine uygun olarak cerrahi yöntemle alınır. 15-20 dakika süren operasyonda kanama kontrolü sağlandıktan sonra, yaklaşık 7 günde eriyerek kaybolan estetik bir dikişle damarlar tek tek bağlanır. Halk arasında lazer diye bilinen koter ne keserken ne de kanamaları durdururken kesinlikle dönemde sünnet derisinin sıkıştırılarak açılmasıyla uygulanan dikişsiz sünnet yöntemlerinde standardizasyon sağlanamayabilir. Penis cildinin tamamen alınması gibi sorunlar çok ciddi onarımların yapılması gerekliliğine neden olabilir. Bunun için sünnetin her yaşta cerrahi ve dikişli olarak yapılması en sünnetinin yararlarıYenidoğan sünneti tıbbi nedenlerinden çok avantajlarından dolayı tercih edilmektedir;• En büyük avantajı anestezi şeklidir. Genel anestezi ya da enjeksiyonla yapılan anestezi uygulamalarının yerine kremle sağlanabilen lokal anestezi kullanılır.• Yenidoğan döneminde yara iyileşmesi hızlıdır.• Enfeksiyon riski daha düşüktür.• Kanama riski çok daha düşüktür.• En önemlisi erkek çocuk sünnet derisinden ne kadar çabuk kurtulursa idrar yolu enfeksiyonu geçirme riski o denli bebeklerde yenidoğan sünneti yapılabilir mi?Prematür ya da düşük doğum ağırlıklı bebeklerde bebeğin doğum kilosunun gram gibi sağlıklı bir yenidoğanın kilosuna ulaşması beklenir. Daha sonra yine cerrahi yöntemle sünneti durumlarda yapılmamalı?• Çocuğun doğduğunda ilave bir sistemik hastalığı varsa,• Genel sağlık durumu bozuksa,• Enfeksiyon tablosu görülüyorsa,• Penise ait anomaliler Peygamber sünneti, gömük penis, penil rotasyon, penil deviasyon gibi varsa,• Sarılıkla ilgili değerleri çok yüksekse ve bir tedaviye ihtiyaç duyuluyorsa, bu tedavi tamamlanmadan kesinlikle sünnet Sonrası Dikkat Edilmesi GerekenlerSünnetin ardından hasta gerekli kontrolleri yapıldıktan sonra pansumanlı bir şekilde evine gönderilir. Ertesi gün kontrolleri yapılarak pansumanı açılır. Aileye günlük bakımın nasıl yapılacağı anlatılır. Yaklaşık 5-7 günde iyileşme Belirtiler Varsa Hekiminize Başvurun!• Aşırı bir şişlik, renk değişikliği ve morarma görülüyorsa,• Kızarma, iltihaplanma gibi enfeksiyon bulguları ortaya çıktıysa,• Kanama varsa mutlaka hekiminize başvurun. SORUSelamun aleykum ve rahmetullah. Değerli hocam birçok konuda sizin anlatımlarınızdan istifade ediyoruz. Şimdi bir konu hakkında ilminizden faydalanmak istiyoruz. Hocam yeni doğan bir çocuğun kulağına ezan ve kamet okumanın sahihliği nedir? Veya doğumundan sonra yapılması gereken hayırlı ve sünnete uygun olan şeyler nelerdir? Neleri yapıp nelerden kaçınmalıyız? İnşaallah bizi bu konuda bilgilendirirseniz memnun oluruz. Rabbim sizlerden razı ve memnun aleykumusselam ve rahmetullahi ve الله الرحمن الرحيم، الحمد لله رب العالمين، والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى آله وصحبه أجمعينSoruyu iki bölüm halinde cevaplandırmak istediğimi söylemiştim. Birinci bölümde çocuğun doğumunun 1. günü yapılması sünnet ve müstehab olan amellerden bahsetmiştik. bkz Şimdi inşaallah doğumun 7. günü yapılması sünnet ve müstehab olan amelleri şunu belirtelim; iki görüşten -Allah’u Alem- racih olana göre şayet çocuk fecr vaktinden sonra ve güneş batmadan önce doğmuşsa o doğduğu gün yedi günden birinci gün olarak sayılır. Ama güneş battıktan sonra ve fecrden önce doğmuşsa o gün birinci gün olarak sayılmayıp ondan sonraki gün ilk gün doğumunun 7. günü yapılması sünnet ve müstehab olan amelleri maddeler halinde şöylece sıralayabiliriza İsim koymak Doğduğu ilk gün ve doğumunun 7. günü çocuğun isimlendirilmesi her ikisi de Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’den sabittir. Âlimlerin çoğunluğu 1. ve 7. gün rivayetlerini, 7. günde isimlendirmenin müstehab olup, doğum gününde isimlendirmenin ise sadece caiz olup müstehab derecesinde olmadığını söyleyerek cem etmişlerdir. Kimi âlimler ise, 1. veya 7. günde isimlendirmek sünnettir demişlerdir. İmam Buhârî rahimehullah ise şöyle cem etmiştir; şayet 7. gün akîka kesmek isteniyorsa isim koymayı 7. güne ertelemek sünnet, 7. gün akîka kesilemeyecek ise doğduğu günde isimlendirmek günden önce ve birinci günden sonraki bir günde, keza yedinci günden sonraki bir zamanda isimlendirmekte de bir beis yoktur. Enes radiyallah’u anh’dan 3. günde çocuğu isimlendirdiği rivayet edilmiştir. Bkz Tuhfetu’l-Mevdûd, İbnu’l-Kayyim, sy167Sünnet olan, çocuğun doğduktan sonra isimlendirilmesidir. Dolayısıyla birçoklarının yaptığı gibi henüz doğmadan önce çocuğu isimlendirmek müstehab değildir, lakin caizdir. Ancak isimlendirmeksizin belli bir isim seçilip doğduğunda o isimle isimlendirmek ise sünnete uygun Akîkasını kesmek Bahşettiği çocuk nimetine karşılık Allah’u Teâlâ’ya bir şükür olarak akîka hayvanı kesmek müekked bir sünnettir. Akîkanın, doğumun 7. gününde kesilmesi sünnettir. Şayet 7. gün kesilememişse 14. gün, bu günde de kesilememişse 21. günde kesilmesi Ahmed rahimehullah, akîka almaya maddi durumu el vermeyen kimsenin bu günlerden birinde kesebilmesi için başkasından borç almasını, akîka kesmeyi durumu olana kadar ertelememesini müstehab görmüş, şöyle demiştir “Şayet borç alırsa Allah’ın bunun yerini acelece dolduracağını umarım. Zira o, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetlerinden bir sünneti ihya etmiş ve O’ndan gelene tabi olmuştur.” Mesâilu’l-İmâm Ahmed, 2/208Şayet bu sünnet günlerden birinde kesilememişse, Şâfiîlerin dediği gibi çocuk buluğ çağına ulaşıncaya kadar imkan bulunan herhangi bir vakitte de kesilebilir. Yine Şâfiî ve Hanbelîlere göre akîka, yedinci günden önceki bir günde de kesilebilir, bu şekilde de akîka sünnetinin aslı inşaallah gerçekleşmiş şahitlikte ve diyette kadın erkeğin yarısı kılındığı gibi akîkada da erkek çocuk için birbirine denk/eşit veya yakın iki koyun ya da keçi, kız çocuğu için ise bir koyun ya da keçi kesmek sünnettir. Şayet erkek çocuk için iki koyun kesmeye durum el vermiyorsa bir koyun kesmekle de akîka sünneti yerine gelmiş olur. Ama durum ikinci bir koyuna el veriyorsa veya bir koyun kestikten bir süre sonra ikinci bir koyun kesmeye imkan oluşursa o halde ikinci bir koyun kesmek efdal hadislerde sadece koyun/keçi zikrediliyor diye akîka sadece koyun ve keçiye hasredilmeyip inek ve deveden de koyun veya bir keçi tek bir çocuk için geçerli olup birden fazla çocuğun -velev ki ikiz de olsalar- bir koyuna/keçiye ortak olması sahih değildir. Dolayısıyla iki erkek çocuğu olan biri iki koyun kesme sünnetini yerine getirmek istiyorsa her bir erkek çocuğu için iki koyun inek veya bir devede en fazla yedi çocuğun ortak olup olamayacağında iki farklı görüş hayvan için gerekli olan; kusurların bulunmaması ve belli bir yaşa ulaşmış olması şartları akîka hayvanı için de isnadı hasen rivayetine göre akîka kurbanı kesilirken şöyle denilirبِسْمِ اللهِ، وَاللهُ أَكْبَرُ، اللَّهُمَّ لَكَ وَإِلَيْكَ، هَذِهِ عَقِيقَةُ فُلاَنٍ“Allah’ın ismiyle. Allah en büyüktür. Allah’ım! Bu senin içindir ve sanadır. Bu, falanın burada çocuğun ismi söylenir akîkasıdır.”Bunu demek sünnettir, ancak keserken en azından “bismillah” demek, âlimlerin geneline göre -başka niyetlerle hayvan boğazlamakta olduğu gibi- hayvanının kanından çocuğun başına sürmek caiz değildir. Bu, cahiliyye döneminde yapılan bir adetti. O zaman insanlar bereket umma niyetiyle kestikleri akîka kanından çocuğun tıraş ettikleri başına sürerlerdi. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu yasaklamış ve yerine, çocuğun başı tıraş edilip za’feran safran çiçeği sürülmesini kestiği akîka hayvanının hepsini kendisi ve ev halkı yiyebilir. Ancak müstehab olan şunlardan birini yapmaktır1 Kurbanlık hayvanda olduğu gibi akîkayı üçe bölmektir; üçte birini kendisine ve ev halkına ayırmak, üçte birini fakir ve miskinlere tasadduk etmek, kalan üçte birini de akrabalarından, komşularından ve dostlarından istediklerine İkiye bölüp bir kısmını kendisi ve ev halkına ayırmak, diğer kısmını Akîka’nın hepsini başkalarına Akîka eti pişirilip akrabadan, komşulardan, dostlardan ve fakirlerden istediklerini evine çağırıp yedirmek veya onlara Saçını tıraş edip saçı ağırlığınca gümüş veya o gümüşün kıymetinde para tasadduk etmek Sünnet olan saçını 7. günde tıraş etmektir. Âlimler akîka’ya kıyas ederek; 7. gün tıraş edilememişse 14. gün, bu günde de tıraş edilememişse 21. gün tıraş edilir demişlerdir. Şayet 21. günde de tıraş edilememişse sonraki herhangi bir günde de bu yerine gelebilmesi için çocuğun saçının kısaltılması yetmeyip, başta bulunan saçın tümüyle tıraş edilmesi tıraş edilen saçın ağırlığınca “gümüş” tasadduk edilmesi geçmektedir. Gümüş yerine altın tasadduk edilmesinde de bir beis çocuğun saçı tıraş edilirken başına zarar vermekten korkulur ve güzel tıraş edecek biri de bulunamazsa, o halde tıraş edilmese bile diğer bir sünnet olan saçı ağırlığınca gümüş tasadduk etme sünnetini yerine getirmek için göz kararıyla saç ağırlığı takdir dediğimiz gibi çocuğun saçı tıraş edildikten sonra başına za’feran sürülmesi sünnettir. Bu, günümüzde terkedilmiş sünnetlerden ve Mâlikîlere göre saç tıraş etme sünneti hem erkek hem de kız çocukları için geçerlidir. Hanbelîlere göre ise bu sadece erkek çocuklarına has olup kız çocukları için ise sünnet değildir, sünnet diye kız çocukları tıraş lillâhi Rabbi’l-âlemîn. 8 Haz, 2020 Etiketler Sünnet, Çocuk, Bebek, yenidoğan 3 aylık bebekte sünnet 3 aylık bebek sünneti 4 bebek sünneti 6 2 Ülkemizde sünnet sıklıkla 5-12 yaş arasında uygulanmakla beraber son yılarda yapılan yenidoğan sünneti sayısı da arttı. Hangi durumlarda yeni doğan sünneti uygulanmaz Bebek prematür veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise yenidoğan sünneti uygulanamaz. Bebekler sünnet sırasında ağrı duyarlar mı? Yenidoğan bebekler de ağrı duyarlar. Bu nedenle sünnet öncesinde operasyon bölgesini uyuşturmak için çok ince iğne ile lokal anestezik ilaçlar uygulanır. Bu yaş grubunda genel anestezi uygulamaya gerek yoktur. Yenidoğan sünnetinin avantajları nelerdir? Yenidoğan sünneti yapılan bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu riski azalır. Bilimsel çalışmalarda sünnetsiz çocukların idrar yolu enfeksiyonuna sünnetli olan gruba oranla 8 ile 20 kat fazla yakalandığı gösterilmiştir. Sadece lokal anestezi ile yapılabilir. Sünnet derisindeki damarlar çok küçük olduğundan belirgin kanama hemen hiç görülmez. Sünnet sonrası bakım oldukça kolay ve iyileşme hızlıdır. Yenidoğan sünneti önesinde bebeğin aç kalmasına gerek var mıdır?Yenidoğan sünneti lokal anestezi ile yapılır, bu nedenle bebeğin aç kalması gerekmez. Tok karnına işlem yapıldığında bebek sünnet sırasında çoğunlukla uyur. Bebeğin hemen sünnet sonrasında beslenmesinde sakınca yoktur. Lokal anestezinin etkisi geçince bebekler huzursuz olurlar mı? Ek ağrı kesici veya antibiyotik gerekir mi? Büyük çoğunlukla ağrı kesiciye gerek duyulmaz, antiseptikli kremler dışında rutin antibiyotik ve benzeri ilaç kullanılmaz. Yenidoğan sünneti nerede, nasıl yapılır? Yenidoğan sünneti çoğunlukla bebek doğduktan 24-48 saat sonra; sünnet olmasına engel bir durum yok ise ameliyathanede özel ısıtılan ve aydınlatılan bir masada yapılır. Yenidoğan sünneti nasıl yapılır? Yenidoğan sünneti klasik cerrahi sünnet veya “çan” yöntemi ile yapılabilir. Yenidoğan sünnetinde işlem ne kadar sürer? Sünnet yaklaşık 15-20 dakika sürer. Sünnet sonrası bakımda neler yapılır? Verilen anteseptikli kremler sünnetli bölge üzerine günde 4-5 kez sürülüp üzeri kirlenme veya yapışmaya karşıs teril gazlı bezle örtülür. Bebekler sünnet sonrası 3. ve 4. günde sünneti yapan doktor tarafından görülür ve 5. günde banyo yapılabilir. Konulan dikişler kendiliğinden eriyerek düşerler, alınmaları gerekmez. Yenidoğan sünneti sırasında veya sonrasında olası komplikasyonlar nelerdir? Yenidoğan sünneti oldukça basit ve risksiz bir operasyon olmakla beraber işlem sırasında ve sonrasında yüzde 1’den az oranda çeşitli komplikasyonlar olabilmektedir. Bunlardan başlıcaları; kanama, enfeksiyon, yetersiz sünnet nedeni ile yeniden sünnet derisinin daralması fimozis ve cilt yapışıklıklarıdır. Yenidoğan sünneti steril şartlarda, cerrahi prensiplere uyularak, deneyimli bir uzman tarafından yapılır ve işlem sonrası uygun bakım yapılır ise nadir görülen bu komplikasyonlardan da kaçınmak mümkün olur. Metropolitan Florence Nightingale Hastanesi Üroloji Bölümü alıntısıdır. Sünnetin Faydaları Sünnet derisi iltihabî hastalıkları, sünnet derisi darlığı, parafimozis taş teşekkülü sünnetten sonra görülmez. Sünnet derisi altında idrar toplanması ve sonuçta iltihaba dönüşüp böbreklere zarar vermesi durumu sünnetten sonra görülmez. Sünnetsiz olanlarda penis kanserleri görülebilir. Sünnetten sonra görülmez. Sünnetsiz erkeklerin eşlerinde rahim ağzı kanserlerine daha sık rastlanır. Sünnetsizlerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar daha sık görülür. Bebeğinizin saçını eğer evde kesecekseniz mutlaka yanınızda biri olmalı. Tecrübesine güvendiğiniz ve soğukkanlı olan biri. Çünkü biriniz bebekle oynarken ve onu tutarken diğeri de saçı kesmeli. Bir kişi olarak yapmaya çalışırsanız ortaya tehlikeli durumlar çıkabilir. Saç kesimi esnasında bebeğinizin durması ve sizin elinizi ayağınızı bir araya sokmaması için sevdiği oyuncakları ve onu rahatlatacak bir ortam yaratabilirsiniz. Onu asla korkutmamalısınız, bağırmamalısınız. Çünkü bu durum onu etkiler ve her seferinde aynı duyguyu yaşamasına sebep olur. Makası kullanan kişi son derece dikkatli olmalıdır. Bebeğinin hareketlerini göz önünde bulundurmalı ve makasın gözüne ve yüzüne gelmemesi için pür dikkat olmaya özen göstermelidir. Bebeğin kafası sabit tutulmalı ve hareket etmesine izin verilmemelidir. Bebeğinizin saçını keserken hafif ıslatabilirsiniz. Nemli saçı tarayarak daha kolay kesebilir ve şekil verebilirsiniz. Eğer bebeğinizin saçını kuaförde kestirecekseniz ise güvendiğiniz bir kuaför olmasına özen göstermelisiniz. Güler yüzlü ve sevecen olması önemlidir. Evde dikkat etmeniz gereken her şey kuaförde de geçerlidir. Bebeğinizin saçını kestirdikten sonra mutlaka yıkamalısınız. Kesilmiş saçlar onu rahatsız edebilir veya onları yutmasına neden olabilirsiniz. Kaynak Kategori Etiket İlgili Yazılar Yazar Her Müslüman anne ve babanın yeni doğan bebeği için yapması gereken şeyler vardır. Bunu daha önce "İslam'a göre yeni doğan bebeğe yapılması gerekenler" haberimizde ele almıştık. Bu haberimizde de doğumun ardından yeni doğan çocukla ilgili olarak; “ilk yedi gün içinde” yerine getirilmesi gereken sünnete uygun hususlara doğan çocuğa ilk yedi gün içinde yapmamız gerekenler ÇOCUĞA İSİM VERMEK Çocuk doğduğu zaman, ona babası tarafından güzel bir isim verilmesi ki bu isim vermeye “tesmiye” denir babanın evlâdına karşı vazifelerinden biridir. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- “Siz kıyamet günü, kendi isimleriniz ve babalarınızın ismi ile çağırılacaksınız. Öyle ise, isimlerinizi güzel kılın.”[1] buyurarak, çocuklara güzel isimler verilmesini istemiştir. AKÎKA KURBANININ KESİLMESİ Sözlükte “kesmek” mânâsına gelen akîka, İslâmî terim olarak, doğan çocuk yedi günlük olunca, Allah Teâlâ’nın rızası için bir koyun kesmek demektir. Nitekim Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur ki “Çocukla beraber akîkası da vardır. Binâenaleyh onun için kan akıtınız ve ondan eziyetleri alıp uzaklaştırınız.”[2] İmkânı yerinde olanlar, en kısa zamanda bu sünneti yerine getirirler. BAŞIN TIRAŞ EDİLMESİ Yeni doğan çocuğun başı tıraş edilerek saçın ağırlığınca altın ve gümüş tasadduk edilir. Bunu bizzat Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- emretmişlerdir. Torunları Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin -radıyallâhu anhümâ- Efendilerimiz doğduklarında, kızı Hazret-i Fâtıma’ya başlarını tıraş edip, ağırlığınca tasaddukta bulunmalarını emretmiştir.[3] ÇOCUĞU SÜNNET ETTİRMEK Allah Teâlâ’nın Hazret-i İbrahim -aleyhisselâm-’a peygamber olarak meşrû kıldığı, hanîf dînin tamamlayıcısı olan bir ibadettir.[4] Müslüman ile kâfiri birbirinden ayıran en büyük alâmettir.[5] Erkek çocuklardaki sünnet ameliyesi, bazı âlimlerce farz, bazı âlimlerce de vâcip olarak kabul edilmiştir. Evlâ olanı, erken yapılmasıdır. Doğumun ilk gününden başlayıp, 7-10 yaşına kadar yapılabilir. 7 günde yapılmasını müstehap addeden âlimler de vardır.[6] Günümüzde çok abartıya kaçan sünnet merâsimleri icrâ edilmektedir. Sâde ve mütevâzi olarak yapılanı makbul olanıdır. ÇOCUĞUN KULAĞININ DELİNMESİ Kız çocuklarında yedinci günde yapılması gereken işlerden birisidir. Ziynet maksadıyla kulakların delinmesi, kız çocukları için tanınan bir cevazdır. Erkek çocukların kulaklarının delinmesi ise mekruhtur.[7] BEBEĞİN BESLENMESİ Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’de “...Anneler, çocuklarını tam iki yıl emzirirler...”[8] buyuruyor. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in iki yaşını doldurmadan ölen oğlu İbrahim için; “Onun cennette bir sütannesi var, geri kalan sütünü emzirecek iki yıla tamamlayacak!” buyurarak, bu iki senelik müddetin mânâ âlemindeki tamamlanma şekline işâret etmiştir. Yeni doğan bebekler için en önemli gıda “anne sütü” olduğundan, annelerimiz de bu süreyi tamamlamaya gayret göstermelidir. YASİN SÜTÜ İLE BÜYÜTÜLMÜŞ ÇOCUKLAR Yeri gelmişken burada büyüklerin tatbik ettiği güzel bir edebi anlatmak faydalı olacaktır Eskiden anneler, çocuklarını emzirecekleri vakit güzelce abdest alır, kıbleye yönelir ve Kur’ân’ın kalbi olan “Yâsîn Sûresi”ni okurlarmış. Devrin ünlü âlimlerinden birisinin annesi olan sâliha bir hanımefendi, çocuğunu emzirmek için her zaman abdest alarak kıbleye yönelip Yâsîn Sûresi’ni okumaya başlarmış. Çocuk emdiği sürece okumasını sürdürür, bitirince bırakırmış. Böylece çocuğunu büyütmüş, her bakımdan yükselip âlim ve fâzıl olan oğluna bâzen şöyle dermiş “-Oğlum! Fazîleti hep kendinden bilme! Ben seni Yâsîn sütü ile büyüttüm.” Ömer bin Abdülaziz de Yâsîn sütü ile büyütülmüş faziletli kişilerdendir. Aradan asırların geçmesi önemli mi? Bugün de bu güzel edebin tatbik edilmemesi için bir sebep yok. O hâlde annelerimiz, zamanla kaybettiğimiz bu güzel hasleti yeniden dirilterek, faziletlerle donanmış evlâtlara sahip olabilir, ileride de inşâallah bu hayırlı evlâtlarının hayır ve bereketini görürler. ÇOCUĞUN KARAKTERİNDE HELÂL RIZKIN TESİRİ VAR Son olarak Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sünnet-i seniyyesinden anlıyoruz ki, süt devresi içerisinde verilen gıdanın çocuğun karakteri üzerinde husûsî bir tesiri söz konusudur.[9] Bu sebeple anne-baba, helâlden beslenmeli, çocuklarına da helâl rızık vermeye çalışmalıdırlar. Herhangi bir sebeple annenin sütü yetmez veya kesilirse, çocuğu emzirecek bir sütanne tutulabilir. Yalnız çocuğun teslim edileceği sütanneyle ilgili olarak İslâm âlimleri şu tavsiyelerde bulunmuşlardır “Çocuğu; sâliha, dindar ve helâl yiyen bir kadının sütü ve dadılığıyla büyütmek uygundur. Çünkü haramdan hâsıl olan sütte bereket yoktur. Haram sütle çocuk beslendiği takdirde, çocuğun hamuru necâsetle yoğrulmuş olur. Böylece çocuk ilerde habîs şeylere meyleder.”[10] İslâm ulemâsı, ittifakla, haramdan hâsıl olacak sütte bereket ve hayrın olmadığını, bu çeşit sütle beslenen çocuğun “habis” kötü bir şahsiyete sahip olacağını ifâde ederler. İznikî şöyle der “Ve dahî sütanaya çocuk verilse, bir sâliha ve âkile ve aslı pâk ve ırkı tâhire ve huyu güzel ve mutîa itaatli avrattan emzire. Zira çocuğa, huyu tesir eder.”[11] Ancak bu âdet, günümüzde hemen hemen hiç kalmamıştır. Anne sütünün faydaları sürekli işlene işlene, anneler ne olursa olsun şefkat ve merhametleri de galebe çaldığından, çocuklarını kendileri emzirmekteler. O zaman yukarıda anlatılan edep kaidesini de dikkate alarak emzirme yaparlarsa ne mutlu onlara!. Rabbimiz, bütün annelerimize hayırlı bir nesil yetiştirmeleri için güç, gayret ve azim versin, inşâallah. Dipnotlar [1] Ebû Dâvûd, Edeb, 70. [2] İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmid-Dîn, III, sh 551. [3] el-Hakîm, Müstedrek Ale’s-Sahihayn, III, [4] A. Ulvan, I, sh 125. [5] Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, Beyrut 1356, II, sh161. [6] Geniş bilgi için bkz. İbrahim Canan, Hz. Peygamber’in Sünnetinde Terbiye, sh. 88-91. [7] İ. Canan, sh 90. [8] el-Bakara, 233. [9] İbrahim Canan, sh. 95. [10] İmâm-ı Gazâlî, VI, sh 247. [11] İbrahim Canan, sh. 96-97’den özet. Kaynak Nurten Selma Çevikoğlu, Şebnem Dergisi, Sayı 158 İslam ve İhsan

yenidoğan bebek saç kesimi sünnet